in , , , ,

İskoçlara Borçlu Olduğumuz İçkiler

İskoçya sadece Avrupa’nın değil, dünyanın en güzel ülkelerinden birisi. Yemyeşil vadiler, sarp dağlar, oraya buraya serpiştirilmiş göller, güzel şehirler. Kıyılarında kilometrelerce kumsallar ve Kuzey Denizi ile Atlantik Okyanusu’nun kurşuni suları. Dramatik manzaralardan hoşlanıyorsanız İskoçya’ya mutlaka gitmelisiniz. Hele bir de şansınız olur yağmur sonrası yüklen bulutları alttan aydınlatan bahar güneşine rastlarsanız, İskoçya’ya doyum olmaz.

İskoçlar belki de dünyada kişi başına en çok mucit çıkartan ülkedir. Telefon, TV, buzdolabı, elektrikli saat gibi ev eşyaları, pedallı bisiklet gibi hepimizin hayatında bir dönem önemli yer tutmuş olan araçlar, asfalt, tıpda pensilin, hipodermik şırınga ve ultrason hep İskoçların icatları.

Keyif denince akla ilk gelen viski

Hayatımızı kolaylaştıran icatlar dışında hayatımıza keyif veren şeyler konusuna da İskoçlara borçlu olduğumuz çok şey vardır. Golf başta olmak üzere birçok spor İskoçya’dan çıkmıştır. Ama İskoçya ve keyif denilince akla ilk gelen şey tabii ki viski, daha doğrusu İskoç viskisidir. Viski aslında ilk olarak yarım bin yıl kadar önce İrlanda’da damıtılmıştır. En azından İrlandalılar öyle diyorlar. Onların hikayelerine göre viskiyi İskoçya’ya götüren de İrlandalı keşişler olmuşlar. Aslında birçoğu vaktiyle İrlanda’dan gelip İskoçya’nın yerli halkı ile karıştıkları, yani İrlandalılar ile aralarında sıkı bir akrabalık bağı olduğu için İskoçlar da bu hikayeye pek itiraz etmezler. Ancak en iyi viskiyi kendilerinin yaptığı konusunda asla taviz vermezler. Hatta kendilerinin iki kere damıtarak elde ettikleri viskiyi İrlandalıların üç damıtımdam sonra elde etmeleriyle de “onlar iki damıtımda iyi viski yapmayı beceremedikleri için üçüncü damıtıma ihtiyaç duyarlar” diye alay ederler.
İskoçlar şimdi de beyaz içkiler olarak bildiğimiz cin ve votkaya el attılar. Hollanda kökenli olup İngilizlerin dünyaya yayıp meşhur ettikleri cin dünyası şimdi bir İskoç cinini konuşuyor. Hendrick’s Gin geleneksel cinlerin hepsinde olduğu gibi ardıç, kişniş, çeşitli turunçgillerin kabukları, farklı otlar ve baharatların imbiğe konulmasıyla damıtılıyor. Bunlara bir de salatalık ve gül yaprakları eklenince ortaya çok hoş aromalı, içimi keyifli bir cin çıkmış. Cin tonik olarak sipariş edildiğinde genellikle içinde salatalık dilimleriyle servis ediliyorsa da, aslında şart değil.

Üzümden damıtılan votkanın farkı

Votkaya gelince, Fransa’nın Gaillac bölgesi üzümlerinden damıtılan yeni ultra premium votka Ciroc da Rusya, Polonya veya Fransa’da değil, İskoçya’da üretiliyor. Çok meyvemsi, sek olarak bile çok rahat içimli bir votka olan Ciroc son damıtımı küçük bakır imbiklerde olmak üzere tam beş defa damıtılıyor. Ciroc’un sahibi dünyanın en büyük içki grubu olan Diageo’nun yöneticileri normalde farklı tahıllardan, hatta patatesten damıtılan votka üzümden damıtılınca bunu da yapsa yapsa İskoçlar yapar diye düşünmüş olmalılar.
Aslında küresel ısınmanın bu gidişiyle İskoçlar yakında şarap yaparlar diye düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki küresel ısınmanın İskoçya’yı sıcakla değil, soğukla etkilemesi bekleniyor. Yoksa İskoçya bu tabiatı ve kumsallarıyla önümüzdeki yüzyılın Cote d’Azur’u olmaya aday olabilirdi. Bu sahilleri ta Norveç’in kuzeyine kadar nispeten ılıman tutan Gulfstream Kuzey Kutbu’nun eriyen buzları yüzünden soğuyunca, İskoçya ve Norveç sahillerinin de aynı boylamdaki Baltık Denizi gibi donabileceğinden korkuluyor. Tanrı bazen kullarına her şeyi birden vermiyor. İskoçya’da pek sevilerek anlatılan bir fıkrada olduğu gibi bir yabancı bir İskoç’a “Tanrı sizi çok seviyor olmalı, ne kadar güzel bir ülke vermiş” demiş. İskoç kafasını sallamış: “Senin Tanrı’nın bizim güneyimize yerleştirdiği komşudan, İngiltere’den haberin yok galiba.”

Şikayet

İçeriği beğendiniz mi?