in ,

1 Fincanda 600 Yıllık Hikaye

Bugün dünyada, günde ortalama 1.7 Milyar fincan tüketilen kahvenin mucidinin bir keçi olduğunu biliyor muydunuz?

Kahvenin keşfi yaklaşık 11 asır öncesine uzanan bir efsaneye dayanır. Etiyopya’da yaşayan çoban Khaldi’nin meraklı keçisi bir gün kahve çalısında bulunan meyveleri yer ve hoplayıp zıplamaya başlar. Bunu gören çoban Khaldi ve meraklı keçi sayesinde kahve hayatımıza girer.

Adı nereden geliyor?

Bu konuda değişik rivayetler olsa da kahve, kelime olarak arapça “kahwa” dan geliyor. Vatanı Habeşistan (Etiyopya) olduğuna göre akla yakın olanı, oradaki kahve yetişen bir bölgenin eski adı Kaffa’dan alınmış olmasıdır.

669 yılında Osmanlı’nın elçisi göreviyle Paris’e giden ve Fransız’lara kahveyi sevdiren Süleyman Ağa’ya göre kahve insana kuvvet verdiği için bu adı almıştır.

Yemen çevresinde kahveye “bun” adı verilmiştir. Kahvenin diğer bir adı moka’dır. Bu sözcük Kızıl Deniz’in doğusundaki Muha kasabasından gelmektedir. Ancak dünyanın her köşesindeki ad, kahveye yakın bir sözcüktür. Fransızlar café, İngilizler coffee, Almanlar Kaffe, Macarlar kave, Türkler kahve ve Yunanlılar kafes olarak isimlendirmiştir.

Her dilde ayrı yazım ve okunuşlara da sahip olsa günümüzde kahveye verilen önem dünyanın her yerinde aynıdır. Bir keçiyle başlayan 600 yılı aşkın bu hikaye; bugün güne başlarken, yorgunluk atarken, keyifli sohbetlerde ya da yalnızlığımızı paylaşacak birini aradığımızda bizi daima hoş kokusu ile karşılayan ve bir fincana sığabilecek kadar küçük ama kendimizi keşfedecek kadar büyük bir “Ruh ikizi”ne erişmemizi sağlıyor.

Kaynaklar; Soulmate Coffee & Bakery

#1 Kahve

Kahve, kültürümüzde oldukça değerli bir yere sahip… Öyle ki artık yalnızca bir içecek olma vasfından da ayrılıp farklı anlamlara bürünmüş durumda. Ancak bilmelisiniz ki herkesle kahve içmek, bize kısıtlı vaktimizi boşa harcamak olabilir. Kimlerle kahve içtiğimize dikkat etmemiz gerekiyor 🙂

paylaşan

#2 Bağımlılık

İngilizce çevirisi yaparken bu aralar kesinlikle vazgeçilmezim oldu. Kahveyi her zaman severdim fakat düzenli olarak içmezdim. Artık anladım ki gerçek anlamda kahveye karşı bir bağımlılık oluşturdum. Boş olduğum her fırsatta kahve yapmaya yöneliyorum.

paylaşan

#3 Peki Türklere Nasıl Geldi?

Türklere Nasıl Geldi dersekte; 15. yüzyılda Yavuz Sultan Selim döneminde Yemen Valisi olan Özdemir Paşa, Yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul'a getirir. Kahve, burada çok sevilir. Öyle ki sarayda 'kahveci başı' rütbeli bir çalışan bile olur. Padişahın kahvesini pişirmekle görevli olan kahveci başı, sır tutmasını bilen bilge kişiler arasından seçilirdi.

paylaşan

#4 KAHVE TİRYAKİSİ

Dünya hiç günümüzdeki kadar kahveye düşkün olmamıştı. Sabahları uyanmak için bir fincan, öğle yemeğinden sonra bir espresso, öğleden sonra molasında bir cappucino veya bir frappe. Hiç bu kadar çok kahve tüketmedik.Kahvenin geçmişinin 6000 yıla kadar dayandığını öğrenmek çok yararlı bilgi oldu.

paylaşan

#5 #kahvekokusu

Okur okumaz burnunuza gelen o mükemmel koku. 600 yıllık serüveni olan bu muhteşem meyvenin kokusu, dünyada her insan tarafından bilinen çoğu tarafından da dünyanın en güzel kokuları arasına girecek o müthiş koku. Kavrulurken ayrı pişerken ayrı içerken ayrı hisler uyandırıyor. Yine istemeden kahveye olan aşkımı belli ettim. Kendime kahve demleyerek kokusuna olan hasretimi gidermeye gidiyorum. Umarım insanlık varolduğu sürece bu koku da var olur. Çünkü bu kokuya ihtiyacımız var.

paylaşan

#6 KAHVE TİRYAKİSİ

Bir kahve tiryakisiyim annem sayesinde her 2 günde bir kahve yapar her türlüsünü türk menengiç sütlü insanın depresyondayken bile en iyi arkadaşı bu kahve tabi dediği gibi kahvenin tadı başka oluyo özellikle sevdiklerinin yanındayken vay be bu lezzetin bir tesadüf eseri üstelikte bir hayvan tarafından bulunması ilginçmiş Avrupaya kahveyi biz taşımışız bunla gurur duymamız gerek ayrıca 🙂

paylaşan

#7 sağlık açısından kahve

ben de biraz o minnacık kafeinler hakkındaki küçük bilgilerimi size aktarayım istedim.
kahvenin etken maddesi olan kafein aynı zamanda antioksidan ve antienflamatuvar etkiye sahiptir. dolaşım sindirim ve sinir sistemini uyarıcı ve diüretik olduğu için günümüzde alternatif tıpta kullanılmaya devam etmektedir. ağrı giderici, migren tedavi edici ve obezitede kullanımı halk arasında yaygındır aslında.

paylaşan

#8 Muhteşem Koku

Hani böyle bazı dükkanların arasından geçerken bir koku gelir burnunuza ve hemen onu bulmaya çalışırsınız işte o muhteşem kahve dükkanıdır.Kafein günümüzde bazı kesim insanların vazgeçilmezi olarak görülüyor.Doğru.Mesela ben günde 3-4 fincan kahve içerim.

paylaşan

#9 Kahvenin Öyküsü

Oldukça faydalı bir içerik öncelikle, kaleminize sağlık. Kahvenin tarihsel yolculuğuna ilk kez birkaç yıl önce şu an adını anımsayamadığım bir kahve zincirinin duvarındaki ilgi çekici yazı sayesinde tanık olmuştum. Burada yeniden detaylı ve akıcı bir anlatıma rast gelmek hem unuttuğum bazı kısımları hatırlattı, hem de hiç bilmediğim bilgilerle karşılaşmama vesile oldu 🙂 Bu arada meraklıları için, geçenlerde okuduğum "Kahvenin Hikayesi: Bir Fincan Kahvenin İzinde Dünya Yolculuğu" adlı kitap da epey keyifliydi, tavsiye edilir 🙂

paylaşan

#10 Benim Kahveyle olan bir hikayem

Erasmus projesi ile portekize gitmiştim.Oraya giderken bir çok farklı kahve çeşitlerini gördüm.En sevdiğim çeşidi 'Galio' adında bir kahveydi. Latte'ye benziyordu ama içindeki kahve daha yoğundu sanırım.Biraz Avrupa'nın başka yerlerini gezmeye karar verdiğimde ilk durağım Almanya olmuştu.O şehirden o şehire giderken tabi uykusuzluk başa vuruyordu.Kahve koşacaktı yardıma ki gittim bir kahve dükkanına.O kadar çok uykum varmış ki İngilizce "Can you speak English friend?" diye sormam gerekirken "İngilizce biliyor musunuz?" diye sormuştum.Garson gülüp "Hayır ama Türkçe biliyorum". deyip hemen bana bir expresso hazırladı.

paylaşan

#11 Kahvenin Gelişimi ve Dönüşümü

Geçmişten beri süregelen kahvenin geçiş dönemlerinde en önemli istisna kahvenin memleketini bulmak, aramak ve taramak olmuştur. Aslında kahve ilk başta batılı bir dünya üzerinde bulunduğu sanılsa da aslında Afrika gibi bir ülkeden dünyamıza girmiştir. Ağzımızda bıraktığı tat 600 yıllık geçmişin lezzetini bizlere sunmaktadır. Bir fincanında ki bırakmış olduğu tadın 1000 seneye kafi olacağı düşüncesini aklımıza irdeleye irdeleye sokan bir kültüre sahip olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Yeri gelmiş 40 yıllık hatıra sahip olduğu düşüncesini insanlara aşılamış, uzun süreli dostlukların da önünün açılmasına vesile olmuştur diyebiliriz. Kahvenin geçmişten günümüze getirdiği en önemli mirasta bu hatır maneviyatının bizlerde oluşturduğu enerjidir. İşte kahveye bir bakış açısı getirmeye çalışsak en güzel olgu bu olur. Kahveyi sadece kahve olarak görmemek maneviyatın ihyası ve imarına atılan bir köprü olarak farklı bir bakış açısı boyutu getirmekte kahvenin süregelen dönüşümü ve bıraktığı izleri de olumlu olarak bizlere yansıtacaktır.

paylaşan

#12 #kahvevazgecilmezimoldu

Eskiden kahve ile ilgili cok bilgim yoktu onume be konursa sorgulamaz icerdim, arastirmaya ve tatmaya basladikca vazgecilmez tutkum oldu icerikde cok yararli olmus bence herkes bilgilenmeli ne ictigini yedigini bilmeli. Kokusu burnuma geldi bile sabah kahvemi iciyimm.. 🙂

paylaşan

#13 Kahve ve Çay

Kahve kültürümüze çaydan çok daha önce girmiş olmasına rağmen, çay sanki daha eski bir yere sahipmiş gibi bir hissiyatımız var halbuki öyle değil, kahvenin hem anlam olarak hemde tat olarak kültürümüze bir çok zenginlik kattığı aşikar içerik de bize bunu bir kez daha hatırlatmış olduu 🙂

paylaşan

#14 Kahvesiz Ayılamayanlar Derneği

Aç karına içilen sek kahvenin vücuda olan faydalarından bahsedecek olursak yağ yakma etkisi oldukça yüksek. Ayrıca içerdiği kafein ile uyanmamıza yardımcı oluyor. Özellikle öğrencilerin final-vize arkadaşı olduğunu da bilmeyen yoktur diye düşünüyorum 🙂 Severek takip ettiğim platformda böyle içerikler görmek mutlu edici.

paylaşan

#15 Kahve tecrübem

Hatırı sayılır bir süre kafelerde çalışmış biri olarak, en sevdiğim aktivite akşam saatlerinde çıkıştan önceki son molamda, genellikle americano olmak üzere, kahvemi alıp sigarayla keyif yapmaktı. Bir çok kahve çeşidi vardı ve istediğimi içmekte özgürdüm. O yüzden hepsini denemiş biri olarak damak tadıma en uygun kahvenin Guatemala olduğunu söyleyebilirim. Uzun bir demlenme süresi olduğu için her zaman içemezdim ama zamanım varsa demlenmesini beklemeye değerdi. Hafif baharatlı ve sert tadı gerçekten çok hoşuma giderdi. Yeni ve farklı bir kahve denemek isteyenler için tavsiyedir.

paylaşan

#16 Keçiden mi?!

Biz annemle neredeyse her gün kahve içeriz. Hatta kahve hakkında birçok şeyi beraber okuduk. Ama kahvenin bir keçiden geldiğini ilk defa sizden öğrendim. İlgi çeken ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Bundan sonra her kahve içtiğim kişiyle bunu paylaşacağım.

paylaşan

İçerik Ekle

Resim Video Müzik Metin Gömülü Medya

This field is required
Sil

Görselleri Buraya Sürükleyin

ya da

You don't have javascript enabled. Media upload is not possible.

Görsel Url'si Yapıştır

Dosya boyutu sınırı: 2 MB.

Processing...

This field is required
Sil

Videoyu buraya sürükleyin

ya da

You don't have javascript enabled. Media upload is not possible.

örneğin: https://www.youtube.com/watch?v=WwoKkq685Hk

Add

Desteklenen servisler:

Dosya boyutu sınırı: 10 MB.

Processing...

This field is required
Sil

Ses dosyasını buraya sürükleyin

ya da

You don't have javascript enabled. Media upload is not possible.

e.g.: https://soundcloud.com/community/fellowship-wrapup

Add

Desteklenen servisler:

Dosya boyutu sınırı: 5 MB.

Processing...

This field is required
Sil

örneğin: https://www.youtube.com/watch?v=WwoKkq685Hk

Desteklenen servisler:

Processing...

Şikayet

İçeriği beğendiniz mi?